Bu sayıdaki haberleri görmek için aşağıdaki “Sayıyı Göster” butonuna basınız
70
173
matbaahaber #173
Sayıyı göster | E-Dergi
2018 FESPA Ödüllerine başvuru çağrısı
KYOCERA Document Solutions yeni A3 Renkli ve Siyah Beyaz Fotokopi Makinelerini piyasaya sundu
YATIRIM İSTEĞİ DEVAM EDİYOR...
Son Güncelleme Tarihi:

ASD_Zeki_SaribekirAmbalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, Matbaa Haber Dergisi için 2017 yılını değerlendirdi. Sarıbekir, “Teknolojiyi daha çok takip etmek, kendimizi sürekli yenilemek ve geliştirmek zorundayız. Katma değere odaklanan Türkiye ambalaj sanayimiz küresel rekabette bir adım önde olacak. Türk ambalaj sektörü 2023’te 30 milyar dolarlık pazar büyüklüğü, 10 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşacak” diyor.

2017 yılının sonuna yaklaşırken Türkiye ambalaj sektörü büyümesini ve ihracatını artırırken verdiği dış ticaret fazlasıyla ülke ekonomisine katkısını sürdürüyor. Yılın ilk yarısında sektörün ihracatı miktar olarak yüzde 7 artarak 1 milyon 51 bin 713 ton olarak gerçekleşti. 2017’nin ilk altı ayında ithalatını bir önceki yılın aynı dönemine göre değer olarak yüzde 8 azaltmayı başaran Türkiye ambalaj sektörü, 407 milyon USD dış ticaret fazlası verdi. İhracat ise bir önceki yılın aynı dönemine göre miktar olarak yüzde 7 arttı.

“Sektörün en az yüzde 10 büyümesini bekliyoruz”

Yıl sonunda ambalaj sektörünün pazar büyüklüğünün 20 milyar dolara ulaşmasını beklediklerini belirten ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, “Türkiye’nin ambalaj tüketimi son 15 yılda iki kat artarak kişi başı yıllık 225 doları geçti” diyor ve şu açıklamayı yapıyor. “Şu anda dünya ortalamasına baktığımızda ise kişi başı yıllık gelir 110 dolar, Avrupa ortalaması ise 350 dolar. Smithers Pira’nın raporuna göre yılda ortalama yüzde 3 oranında büyüyen küresel ambalaj endüstrisinin 2020 yılına kadar 997 milyar dolarlık bir ciroya ulaşması bekleniyor. Sektörümüzün dünyada 13. ve Avrupa’da altıncı sırada yer aldığını tahmin ediyoruz. 2018’de yüzde 15 büyüyerek 23 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı olan 2023’te 30 milyar dolarlık pazar büyüklüğü, 10 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz. Gelecek 10 yıllık projeksiyona baktığımızda ise orta sınıfın gelişmesi, organize perakendenin yaygınlaşması, refah düzeyinin, rekabetin ve tüketici beklentilerinin artacağını öngörüyoruz. Bu sebeple ambalaj sektörümüzün büyümesinin önümüzdeki dönemde de sağlıklı olarak devam edeceğini söyleyebiliriz.”

“İhracat 4 milyar doları aşacak”

Türkiye ambalaj sektörünün her yıl ülke ekonomisinin büyüme oranının ortalama iki katı gelişme gösterdiğini hatırlatan Sarıbekir, şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Bu büyüme hızımızı dünyadaki üreticilerle yarışabilecek gelişmiş bir teknolojiye, altyapıya ve yetkinliğe sahip olmamıza bağlıyorum. Tüm dünyada sektörümüzle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor ve bu yenilikleri ülkemize taşıyoruz. Ar-Ge’ye sürekli yatırım yapıyor, inovatif ve katma değerli ürünlerle dünya pazarlarındaki gücümüzü artırmaya devam ediyoruz. Artan rekabet gücümüzün etkisiyle Avrupa Birliği ülkeleri, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar olmak üzere 180’den fazla ülkeye ihracat yapıyor ve yeni pazarlar kazanmaya devam ediyoruz. Son olarak 2017 Avrasya Ambalaj Fuarı’nda bunu açıkça gördük. Fas ve Nijerya’nın onur ülkesi olduğu ve özel olarak ağırlandığı fuarda, bu yıl başta Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Fransa, Irak, İngiltere, İran, İsrail, İtalya, Libya, Lübnan, Makedonya, Mısır, Tunus, Rusya, Ürdün ve Yunanistan’dan olmak üzere binin üzerinde alım heyetini fuarda ağırladık. 2018 yılında ihracatımızın değer olarak 4 milyar doların üzerinde olacağını öngörüyoruz.”

“Yeni tebliğ ekonomiye ve çevreye pozitif katkıda bulunacak”

Bu yıl Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan meyve ve sebzelerin toptan ve perakende ticaretinde uyulması gereken standartları belirleyen yeni tebliğin yürürlüğe girmesiyle sektörde önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Sarıbekir, sektörün uzun yıllardır bu gelişmeye hazır olduğunun altını çiziyor. “Sadece meyve ve sebzenin değil tüm ürünlerin ambalajlanması için gelişmiş bir teknolojiye ve altyapıya sahip sektörümüzdeki bu değişim büyümeye de yansıyacak” diyen Sarıbekir, bu tebliğin ekonomiye ve çevreye pozitif katkıda bulunacağını da belirtiyor.

Sarıbekir, sözlerini şöyle sürdürüyor: “ASD olarak ekmek, bakliyat, et, peynir, süt ve yoğurt gibi ihtiyaç duyduğumuz gıda ve içeceklerin ambalaja girmesinin önemini her fırsatta vurguluyor, bu konuda önemli mesajlar vermeye çalışıyoruz. Tüm bu çalışmalarımız ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı öncülüğünde yapılan diğer çalışmalarla, açıkta satılan gıda maddelerine yönelik yeni düzenlemeler getirildi.

Sektörde açıkta satılan sebze ve meyveler nedeniyle yılda 15-20 milyar lira civarında bir zarar olduğu tahmin ediliyor. Yaş meyve ve sebzenin ambalajlanması hem tüketicilerin cebine, hem üreticilere hem de ülke ekonomisine pozitif olarak yansıyacak. İsrafın önlenmesi ve hijyenin sağlanması açısından sadece yaş meyve ve sebzenin değil bütün gıda maddelerinin mutlaka ambalajlı satılması gerekiyor. Yaş meyve-sebzenin doğru ambalaja girmesiyle tüketiciler el değmemiş ve taze ürüne ulaşırken, ürünün ne zaman nerede üretildiği konusunda bilgi sahibi de olacak.”

“Otomasyon ve Endüstri 4.0 sektörümüzde önem kazanacak”

2017’nin ASD’nin 25. kuruluş yıldönümü olduğunu belirten ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, ambalaj sanayicileri olarak önümüzdeki 25 yıla odaklandıklarını belirtiyor. İhracat ve modernleşmenin ambalaj sanayicileri için her zaman ilk sırada yer aldığının ve sektörün bugünlere teknolojik gelişmeleri takip ederek geldiğinin de altını çizen Sarıbekir, ekliyor. “Şimdi de otomasyon ve Endüstri 4.0’ın sektörümüzde daha çok önem kazanacağına inanıyoruz. Teknolojiyi daha çok takip etmek zorundayız. Avrupa yanı başımızda ancak Avrupa’nın ambalaj ihtiyacının sadece yüzde 10’unu karşılıyoruz ama bu oranı mutlaka artırmalıyız. Ambalaj sektöründeki en temel sıkıntılardan birinin kayıt dışı üretim ve bunun yarattığı haksız rekabet olduğunu söyleyebiliriz. Ciddi kuruluşlar ücret, vergi ve sigorta yükümlülükleri gibi uymak zorunda oldukları her türlü mükellefiyeti yerine getirirken, kayıt dışı iş yapanlar haksız kazanç sağladıkları gibi halkın sağlığıyla da oynuyor. Ayrıca plastik, kağıt, karton, ahşap ve metal ambalaj malzemelerinin ham maddelerinin büyük çoğunlukla yurtdışından tedarik edilmesi en önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Ambalaj sektörünün sürdürülebilir bir biçimde büyümesi için ham madde konusunda dışa bağımlılığı devre dışı bırakmanın formüllerinin üretilmesi şart.”

« Geri
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam